|
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!...
***MELEĞİN***
Bir zamanlar dünyaya gelmeye hazırlanan bir çocuk varmış. Bir gün Allah'a sormuş:
"Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağim?"
- Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek. Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.
"Peki. İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım?"
- Meleğin, sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı, dikkatle ve sevgiyle öğretecek.
"Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?"
- Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek. Ben seni o zaman duyacağım..
"Dünyada kötü adamlar olduğunu söylüyorlar, beni kim koruyacak?"
- Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.
O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Çocuk gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:
"Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne?"
- Meleğinin adının hiç önemi yok; sen onu ANNE diye çağıracaksın
***GÜLÜM***
benim gülen yüzüm kederim, dağımda karım
gülerken ağlayanım,
seni görünce bakınca mahzun yüzüne
hançerlenir, kanar her yanım
benim hasret çiçeğim umudum, yitik yüreğim
gönlümü dağlayanım,
sana gelince hissedince mahkum yüreğini
korlanır, yanar her yanım
benim buğulu hüznüm düşüncem, dalımın tomurcuğu çöllerde kavrulanım,
ayrılık vakti geldiğinde
anlayınca karanlığa kaybolacağını
vurulur, kurşun yer her yanım
benim varolan canım aklım, gökyüzümün maviliği
içimde sakladığım, varlığını andığımda
hayal edince geleceğini
gülümser, cana gelir her yanım
© (Asi_Ve_MaVi)
***KUMSALDA AYAK İZLERİ***
ne bir bulut vardı gökyüzünde
ne de uçuşan ak martılar
yalnız bir bedendim kumsalda
içimde gençliğimden kırık kalıntılar
deniz üzerinde sığıntı bir mavilik
içimde sensiz kanayan sonbahar
ufka dalmış yorgun gözlerim
kaybolmuş, dağılan benliğimi arar
kağıttan bir gemi gibi atsam yüreğimi
bıraksam, alsa köpüren dalgalar
sürüklensem azgın suların koynunda
çözülse tenim, mavilere boyansa
tan kızıl ufuktan doğana kadar
© (Asi_Ve_MaVi)
***Mum Işığında***
Vakit gece yarısı olur düşünürken seni
geceye mahçup olurum saklarım gözlerimi
inat yapar gibi gözlerim resmini arar...
yüreğim ağlayarak bir mum yakar
oturur dururum mum ışığında.
İçimdeki yangına bakarım gizlice
gözyaşlarım ele verir ne çare
sönen muma inat bir daha yakar yüreğim
halime ağlarım mum ışığında.
Vakit geç olur gece için
ama bir türlü bitmek bilmez bekleyişlerim
yollarken kederlerimi diğer geceye
söner mum göz yaşlarım değdikçe.
Ne çare tekrar gelir gece
alır beni gülerek karanlığının en içine
sonra alır yüreğim ateşten kalemini
geceye güneş çizerim mum ışığında.
Sevda Çiçeğim
Sevda çiçeğimin yaprağı soldu
Yıne sensiz doğan bir sabah oldu.
Gönül hasretinden karalar bağladı,
Bu sabah da yine derdinden ağladı.
Öyle acı verdi,öyle keder ki,
Bir kez daha severmiyim bilmemki.
Umudum hep sendin,neşem de sen,
Döner miydin bir mevsim daha beklesem?
Günler geceleri,aylar yılları bitirdi,
Baharlar yazları,hazanlar kışı getirdi.
Bir sen dönmedin sevda çiçeğim sen,
Bir yemin ettim ki bir daha sevemem
|